Diyarbakır Kent Konseyi tarafından, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı Alan Yönetim Planı’nın güncellenmesi kapsamında Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Kent Konseyi Eşbaşkanı Serdar Keskin, Alan Yönetim Planı’nın yalnızca teknik bir belge olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Alan Yönetim Planı, bir kentin kendi mirasıyla nasıl ilişki kuracağına dair ortak bir gelecek sözleşmesidir” dedi.
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’nın korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve Dünya Miras Alanı’nın bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi amacıyla yürütülen Alan Yönetim Planı güncelleme süreci kapsamında, Diyarbakır Kent Konseyi tarafından ÇandAmed (Sezai Karakoç) Kültür ve Kongre Merkezi’nde Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi.
Toplantıya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, ilçe belediye eşbaşkanları, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, akademisyenler, Kent Konseyi üyeleri, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar katıldı.
Keskin: Bu, Diyarbakır’ın yalnızca geçmişini değil geleceğini de ilgilendiriyor
Toplantının açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Kent Konseyi Eşbaşkanı Serdar Keskin, Alan Yönetim Planı güncelleme sürecinin kent açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirtti.
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’nın 2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmasının yalnızca bir tescil anlamına gelmediğini vurgulayan Keskin, bu statünün aynı zamanda mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda kentin bütün bileşenlerine sorumluluk yüklediğini ifade etti.
Miras alanının yalnızca surlardan oluşmadığına dikkat çeken Keskin; Hevsel Bahçeleri, Dicle Nehri, On Gözlü Köprü, Suriçi’nin sokakları, tarihi yapıları, su kaynakları, üretim kültürü, kent belleği ve bu alanlarla yüzyıllardır ilişki kuran insanların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Keskin, “Karşımızda tek tek korunması gereken yapılardan çok daha fazlası bulunmaktadır. Karşımızda yaşayan bir kültürel peyzaj vardır” diyerek alan yönetiminin salt teknik bir planlama meselesine indirgenmemesi gerektiğinin altını çizdi.
“Alan Yönetim Planı ortak bir gelecek sözleşmesidir”
Alan Yönetim Planı’nın kentin mirasıyla kuracağı ilişkinin temel çerçevesini oluşturduğunu ifade eden Keskin; koruma ile günlük yaşam arasındaki dengenin kurulması, Hevsel’de tarımsal üretimin devamlılığı, Suriçi’nde yaşayanların ihtiyaçları, Dicle Vadisi’nin ekolojik bütünlüğü, turizm faaliyetleri ve yeni projelerin kültürel mirasa etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kent Konseyinin bu süreçteki rolüne de değinen Keskin, kentin farklı kesimlerinin aynı masa etrafında buluşmasının önemini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Kent konseylerinin temel varlık nedenlerinden biri; kentin farklı kesimlerini aynı masa etrafında buluşturmak, karar süreçlerine yurttaşların ve sivil toplumun katılımını güçlendirmek ve kentin ortak meseleleri konusunda ortak aklın oluşmasına katkı sunmaktır. Alan Yönetim Planının yalnızca ilgili kamu kurumlarının hazırladığı teknik bir doküman olarak kalmaması gerektiğine inanıyoruz.”
Keskin; belediyelerin, kamu kurumlarının, üniversitelerin, meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin, uzmanların, mahallelerin, Hevsel’de üretim yapan çiftçilerin, Suriçi’nde yaşayanların, esnafın, kadınların ve gençlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini belirterek, “Dünya Mirasını korumak yalnızca kurumların değil, bütün kentin sorumluluğudur” dedi.
Kurumlar arası güçlü koordinasyon vurgusu
Alan Yönetim Planının uygulanabilir bir belge olması gerektiğini ifade eden Keskin, imar, kültürel miras, çevre, tarım, ulaşım, altyapı, turizm ve kültür politikalarının birbirinden kopuk biçimde yürütülmemesi gerektiğini belirtti.
Güncellenecek planda kurumlar arasında açık ve sürdürülebilir bir koordinasyon mekanizmasının oluşturulmasının önemine işaret eden Keskin; hangi kurumun hangi eylemden sorumlu olacağı, kaynakların nasıl kullanılacağı, hedeflerin hangi takvimde gerçekleştirileceği ve sonuçların nasıl izleneceğinin açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Kent Konseyinin yalnızca plan hazırlama sürecine değil, planın uygulanması ve sonuçlarının izlenmesine yönelik katılımcı mekanizmaların oluşturulmasına da katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti.
UNESCO sürecine emek verenlere teşekkür
Konuşmasında Diyarbakır’ın Dünya Mirası yolculuğunda bugüne kadar verilen emeğe de dikkat çeken Keskin, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınması için çalışan kişi ve kurumlara teşekkür etti.
Keskin; adaylık dosyasının hazırlanmasından bilimsel araştırmalara, belgeleme çalışmalarından kurumlar arası koordinasyona kadar sürece katkı sunan akademisyenlere, uzmanlara, kamu ve yerel yönetim çalışanlarına, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına ve kent gönüllülerine teşekkürlerini iletti.
Daha önceki Alan Yönetim Planının hazırlanmasında emeği geçenleri de anan Keskin, güncelleme sürecinin geçmişte yapılan çalışmaların reddi değil, kurumsal hafızayı koruyarak önceki bilgi ve deneyimin geliştirilmesi anlamına geldiğini vurguladı.
“Mirası insanlardan koparmadan korumalıyız”
Surlar, Suriçi, Hevsel Bahçeleri ve Dicle Nehri’nin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Keskin, güncellenecek Alan Yönetim Planının bu bütünlüğü esas alması gerektiğini söyledi.
Keskin, Kent Konseyinin yaklaşımını, “Mirası insanlardan koparmadan korumak, insanları da mirasın korunmasının asli öznesi haline getirmek” sözleriyle ifade etti.
Bilgilendirme toplantısının sürecin başlangıcı olduğuna dikkat çeken Keskin, önümüzdeki dönemde tematik toplantılara, uzman katkısına, yerel bilgiye ve yurttaş katılımına ihtiyaç duyulacağını belirterek Kent Konseyinin kurumlar, uzmanlar ve yurttaşlar arasında diyalog zemini oluşturmayı sürdüreceğini ifade etti.
Bucak: Eylem planına ihtiyaç var
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak da toplantıda yaptığı konuşmada, Dünya Miras Alanı’nın korunmasında katılımcılık ve kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Alan Yönetim Planı’nın hazırlanmasının tek başına yeterli olmayacağını belirten Bucak, planın uygulanabilmesi için kentteki kurumların hangi alanlarda sorumluluk üstleneceğinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Bucak, yerel yönetimlerin, kentteki diğer kurumların ve ilgili merkezi idare birimlerinin birlikte hareket edeceği kapsamlı bir eylem planına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bucak, hazırlanan planın ötesinde kentin bütün kurumlarının sürece katılımcı biçimde sahip çıkmasının önemli olduğunu belirterek, Dünya Miras Alanı’ndaki sorunların giderilmesi için yerel ve merkezi kurumlar arasında güçlü bir çalışma ve diyalog mekanizmasının oluşturulması gerektiğini dile getirdi.
Nizamoğlu güncelleme sürecini anlattı
Toplantıda Şehir Plancısı Serdar Nizamoğlu, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı Alan Yönetim Planı revizyon sürecine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
Nizamoğlu, hazırlanan çalışmanın 2026–2031 dönemini kapsayacağını; Suriçi başta olmak üzere yönetim alanındaki mekânsal değişimlerin analiz edilmesi, kültürel mirasın korunma durumunun değerlendirilmesi ve güncellenebilir bir dijital veri tabanı oluşturulmasının planlandığını aktardı. Çalışmada ayrıca son yıllarda meydana gelen değişimlerin ortaya çıkarılması ve alanın kimlik değerlerinin korunmasına yönelik iyileştirme stratejilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Sunumda, planın yalnızca mekânsal veriler üzerinden oluşturulmayacağı; sosyal ve ekonomik yapının da araştırılacağı, alanın paydaşlarının belirleneceği ve bir paydaş katılım stratejisi geliştirileceği aktarıldı. Bu kapsamda yüz yüze görüşmeler, odak grup toplantıları ve farklı katılım yöntemleriyle yerel paydaşların görüşlerinin planlama sürecine dahil edilmesi öngörülüyor.
Planlama sürecinin ilerleyen aşamalarında ise sürdürülebilir ziyaretçi ve risk yönetimi politikalarının oluşturulması, mekânsal verilerin GIS ortamına aktarılması, yönetişim ve paydaş katılım modelinin geliştirilmesi ve Alan Yönetim Planı Konferansı aracılığıyla amaç, hedef ve eylemlerin katılımcı biçimde ele alınarak çok yıllı bir eylem planına dönüştürülmesi planlanıyor.
Güncelleme süreci katılımcı çalışmalarla devam edecek
Toplantının devamında katılımcılar, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’nın mevcut durumu, korunması, yönetimi ve Alan Yönetim Planı güncelleme sürecine ilişkin görüş, öneri ve değerlendirmelerini paylaştı.
Diyarbakır Kent Konseyi, Alan Yönetim Planının güncellenmesi sürecinde farklı kurumları, uzmanları, sivil toplum örgütlerini ve yerel paydaşları bir araya getiren katılımcı çalışmaların sürdürülmesini; Dünya Miras Alanı’nın korunmasına ilişkin ortak sorumluluğun güçlendirilmesini hedefliyor.
Kent Konseyi Eşbaşkanı Serdar Keskin’in ifade ettiği üzere, “Surlarımızı, Hevsel’i, Dicle’yi ve Suriçi’ni korumak; aslında Diyarbakır’ın hafızasını, kimliğini ve geleceğini korumaktır.”